Enflasyon hesaplamasında baz yılı ve metodoloji güncellendi
İstanbul, 11 Şubat (Hibya) - Gedik Yatırım, TÜİK'in Ocak 2026 itibarıyla enflasyon hesaplamasında 2025 yılını yeni baz yılı olarak belirlediğini ve metodoloji değişikliğine gittiğini açıkladı.
Gedik Yatırım’ın yayımladığı analizde, TÜFE sepetindeki ağırlık değişimleri, metodoloji güncellemesinin enflasyon tahminlerine etkisi ve TCMB’nin faiz politikası üzerindeki olası yansımaları değerlendirildi. Ekonomideki bu yapısal değişikliğe dair şu detaylar paylaşıldı:
“TÜİK Ocak 2026 enflasyonu ile birlikte TÜFE’de baz yılı ve metodoloji güncellemesine gitti. Bu kapsamda, 2023 baz yılı yerine 2025 yılı yeni baz yıl olarak belirlendi. Baz yılı değişikliğiyle birlikte, mevcut sınıflama yapısı terk edilerek COICOP-2018 (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması) sistemine geçildi. Ayrıca, harcama ağırlıkları, Eurostat önerileri doğrultusunda Ulusal Hesaplar Hanehalkı Nihai Tüketim Harcamaları verileri kullanılarak yeniden hesaplandı. Mevcut 2003=100 bazlı uzun dönem TÜFE serisi de 2025=100 bazına uyarlanarak yeniden sunuldu.
Ağırlık güncellemesi manşet enflasyona yukarı yönlü bir etki yapıyor. 2025 yılına göre ağırlık değişimlerine bakıldığında en dikkat çekici gelişme olarak, enflasyonda en fazla katılık gösteren hizmetler kaleminin (2025 sonu: yüzde 44,4) ağırlığının kabaca yüzde 31,0’den yüzde 38,4’e yüzde 7 puandan fazla yükselirken, en düşük enflasyona sahip dayanıklı mallar (yüzde 21,8) ve diğer temel mallar (yüzde 20,8) gruplarının ağırlıklarının toplamda yüzde 3,8 puan kadar düşmesi öne çıkıyor. Bunlar dışında, enerji kaleminin ağırlığındaki yüzde 3,1 puanlık düşüş (yüzde 10,2’den yüzde 7,0’ye) de ayrıca dikkat çekici.
Yenilenen ağırlıklarla ocak ayı için yaptığımız enflasyon tahminimizi güncellediğimizde, tahminimiz yüzde 4,88 olarak ortaya çıktı; bu da yüzde 4,84’lük ocak ayı enflasyonun aslında beklentilerimizle uyumlu olduğunu, sapmanın büyük ölçüde metodoloji değişikliği ve ağırlık güncellemesi kaynaklı olduğunu gösteriyor. Yeni ağırlıkların 2026 yılı enflasyon tahminimize etkisini de +yüzde 0,8 puan olarak hesapladık. TCMB de enflasyonun hemen ertesinde yayınladığı blog yazısında bu etkiyi yaklaşık yüzde 1 puan olarak öngördüklerini açıklamıştı.
TCMB enflasyon tahminlerine bağlı kalma eğiliminde olabilir. TCMB’nin 22 Ocak’taki PPK toplantısında 150 bazpuanlık beklenti yerine 100 bazpuanlık bir indirimle yetinmesinin arkasındaki ana motivasyonun yüksek ocak enflasyonu beklentisinden daha çok 2026 sonu için yüzde 19’luk üst bant hedefinin altında kalmak konusundaki kararlılığını göstermek olduğunu düşünüyoruz. Bu da bize göre, yeni Enflasyon Raporu’nda yüzde 16’lık (yüzde 13-19 bandı) ara hedefini değiştirmeme eğilimini yansıtıyordu. Bununla beraber, son ağırlık güncellemesinin manşet enflasyona yüzde 1 puana yakın yukarı yönde etkilemesi nedeniyle, yarın açıklanacak Enflasyon Raporunda tahmin aralığının yüzde 1 puan yukarı kaydırılması şeklinde bir teknik ayarlamaya gidilmesini muhtemel
görüyoruz.
TCMB’nin teknik ayarlama dışında yapabileceği potansiyel bir revizyonun yüzde 1,5- 2,0 puanı geçmeyeceğini düşünüyoruz. TCMB’nin 2026 sonu enflasyon için iddialı görünse de, TCMB tahminini sabit tutarak kararlı duruş mesajı vermeyi ve bu yolla enflasyon beklentilerini etkilemeyi amaçlıyor. Ancak bu durumda, halihazırda TCMB ve piyasa beklentileri arasında zaten ciddi bir fark olması ve de şubat enflasyonu ile birlikte 2-aylık kümüle enflasyonun kabaca yüzde 8’e ulaşma potansiyeli nedeniyle, piyasa TCMB’nin tahminini ciddi anlamda sorgulayacaktır. Bu açıdan, TCMB ara hedefte olmasa da tahmin aralığında sınırlı bir revizyona gitmeyi de tercih edebilir. Ancak, böyle bir durumda bu revizyonun (yukarıda bahsettiğimiz teknik ayarlama dışında) yüzde 1,5-2,0 puanın ötesine geçmesini beklemeyiz. Buna göre, TCMB’nin bir revizyona gitse bile tahmin aralığının orta noktasını yüzde 20’nin altında (örneğin yüzde 19) tutmak isteyeceğini düşünüyoruz. Talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin azalmasına karşın sürdüğünü belirten TCMB’nin çıktı açığına ilişkin beklentileri de bu revizyonda belirleyici olacaktır”
Hibya Haber Ajansı